İktidarhaber.com'a Hoş Geldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,04 / Satış: 6,06
€ EURO → Alış: 6,73 / Satış: 6,76

Kayseri üretim ve ticaret potansiyelini ihracatla parlatacak

Kültepe Ekonomi Zirvesi bu yıl ikinci kez yapıldı. Dünyanın en eski ticaret merkezi Kültepe ile özdeşleştirilen toplantılara, önümüzdeki süreçte uluslararası boyut kazandırılması bekleniyor.

Kayseri üretim ve ticaret potansiyelini ihracatla parlatacak
  • 12.02.2019
  • 10 kez okundu

Hilal SÖNMEZ

KAYSERİ – ASKON Kayseri Şubesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Kültepe Ekonomi Zirvesi’nde genel ekonomik değerlendirmelerin yanı sıra KOBİ’lerin ihracat rotası, yerli savunma ve yerli uzay sanayi, beyin göçü ve nitelikli eğitim modelleri başlıkları altında paneller düzenledi. Yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan ticari kültüre işaret eden Kültepe ile bütünleştirilen toplantıda Kayseri’nin ticari köklerine ve mevcut potansiyeline değinildi. Günümüzde Kayseri’nin bu önemli potansiyelini katma değerli üretim ve ihracatla daha da parlatacağına işaret edildi. E-ticaret alanında dönüşümde start-up şirketlerin önemi ve kişiye özel ihracat gibi konuların ön plana çıktığı toplantıya ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, TİM Başkanı İsmail Gülle, Ticaret Bakanı Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Kayseri Valisi Şehmus Günaydın, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın yanı sıra bölge STK ve iş dünyası temsilcileri katılım sağladı.

İş dünyasının başarısı için kuvvetli bir amaç etrafında toplanması gerektiğine vurgu yapan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, “Kayseri pek çok uygarlığa beşiklik etmiş önemli bir şehrimizdir. Kültepe ilklerin adıdır. ASKON olarak Anadolu’nun ilk ticaret merkezi olan bu değere kayıtsız kalmadık ve Kültepe Ekonomi Zirvesi’ni ASKON’un bir markası haline getirdik. Önümüzdeki süreçte bu programı uluslararası hale getireceğiz. Küresel bağlamda ekonomik savaşların etkisini biz iş dünyası olarak en derinden hissettik Ülkemizin yürüttüğü yerli ve milli politikanın karşılığında bir çok ekonomik saldırıya maruz kaldık. Tüm olumsuzluklara rağmen alınan kararlar, teşvik ve desteklerin olumlu yansımalarını önümüzdeki süreçte ziyadesiyle hissedeceğimizden şüphemiz yok. Biz iş insanları olarak başarı istiyorsak kuvvetli bir amaca sahip olmalıyız. Katma değere sahip iş insanları olmalıyız. Daha adil bir dünya düzeni için daha büyük işlere soyunmalıyız. Bunu da katma değerli üretimle yapabiliriz. Ticaret artık bir tuşun ucunda. Günümüz rekabet piyasalarında topu rakip sahada oynamalıyız. Türkiye’de 25 yıl üzerine çıkan firma sayısı çok az. Artık günü geçirecek ticaret yapmanın, teknolojinin dünyaya nereye gittiğini görmezden gelen model sona ermiştir. Ar-Ge ve Ür-Ge yapacağız. Bugün dünyada çok az ülkenin sahip olduğu imkanlara sahibiz. ASKON üreteceği işlerle ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.2019 yılında önümüze ilk ödev olarak ASKON İhracat Üsleri’ni gündemimize aldık. İlk üssümüzü hayata geçirmek için Mart ayında Afrika’ya gidiyoruz” dedi.

Bu yılı ihracatta sürdürülebilirlik ve yenilik yılı ilan ettiklerini belirten TİM Başkanı İsmail Gülle ise “Kültepe günümüz ticaretine çok güzel mesajlar veriyor. Söz uçar yazı kalır diyor. Ticarette ün yapan Kayserili kardeşlerimizin başarısının sırrının da köklerine dayandığını görüyoruz. Günümüzde Sanayi 4.0’a entegre olmuş stratejik ürünler ihraç eden bir ülke olmalıyız. En güçlü olduğumuz ürünlerde dahi henüz keşfetmediğimiz pazarlar var. 2018’de 168 milyar doları aştık. Bu yılı ihracatta sürdürülebilirlik ve yenilik yılı ilan ettik. Artık genel ticaret sistemini kullanıyor olmamız gerekiyor. Bunu kayıtlarımızda tutmaya başladık. Önümüzdeki dönemde hizmet ihracatının da kayıt altına alınması için çalışmalar yapıyoruz. İlimiz 2018 yılında tüm zamanların en yüksek il ihracatına ulaştı ve 2.1 milyar dolarlık ihracatı ile yüzde 27 gibi önemli bir artış sağladı. Kayseri’de şu anda 1300 civarında ihracatçı var. Bu sayı kesinlikle yeterli değil. İhracatçı sayısını artırarak Kayseri’nin potansiyelini de artırabiliriz. Ayrıca TİM Meclisinin Anadolu’da kurulması yönünde Kayseri’den de destek bekliyoruz. Daha yenilikçi daha teknolojik üretimler kullanmamız için ilimizdeki üniversiteler ve teknoparklara daha çok pay düşüyor” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

İç talepte yaşanan sıkıntıya nazaran önemli bir dış talebin olduğuna işaret eden Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, “Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Bunları basiretli şekilde atlatmamız, birlik ve beraberlik içinde olunca nasıl bir güce sahip olduğumuzu da gösteriyor. Türkiye ekonomisinde faiz oranları yükseldi, iç talepte sıkıntı var ama önümüzde hala önemli bir dış talep var. Bizim çok daha fazla çalışmamız ve koşmamız gerekiyor. Mümkün mertebe bürokrasiden kaynaklanan sıkıntıları ortadan kaldırıyoruz. Sorunları hep beraber çözelim. Kayseri’ye gelince, 2,1 milyar dolar olan ihracat Kayseri’nin potansiyelini yansıtmıyor. İhracatın daha da artırması için ne yapmamız gerekiyorsa lütfen söyleyin. Gelişim için sürekli okuyun ve Dünya’yı iyi takip edin” mesajını verdi.

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, “Geçmiş köklerdir, gelecek ise kanatlar. Kökleri güçlü olanların kanatları da güçlü oluyor. Kökleri fazla güçlü olmayanların da uçması mümkün ama engin denizler üzerinden uçarken kaybolmaları da mümkün. Köklerimize sahip çıkmamız önemli. Şunu da söylemek istiyorum ki, geleceğe kanat açarken; dünyadan aldığımız payda dışarısı yüzde 99, bizler yüzde 1’iz. Dışarıda çok büyük bir pazar var. Toplantımızın başında günümüzden 4 bin yıl öncesinde Kaniş’te kadınların rolünden bahsedildi. Kadınların günümüzde daha çok iş hayatında olması gerekiyor. Türkiye’nin önemli bir bölümü KOBİ’lerden oluşuyor. KOBİ’lerin ihracatını daha çok artırmaya yoğunlaşmalıyız” dedi. Güldağ, moderatörlüğünü yaptığı panelde tekstil sektörüne yönelik değerlendirmelerde de bulunarak, “Tekstil önemli, katma değer açısından özel yeri olan bir sektör. Lokomotif rolü her zaman sürer” ifadelerini kullandı. En güçlü sektörlerin bile daha yeni pazarlara gitmesi ya da var olduğu pazarlarda kendini güçlendirmesi gerektiğini aktaran Güldağ, ticaret savaşlarını KOBİ’lerin de fırsata çevirebileceğini söyledi.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, tekstil sektörünün değerlendirmesini yaptı. Öksüz, “Türkiye için çok önemli ve 17 bin ihracatçısı olan bir sektörüz. Neredeyse 200 ülkeye ihracat yapıyor ve 1 milyona yakın istihdam sağlıyoruz. Katma değer açısından da en önemli sektörlerden biriyiz. Dünya ticaretinden yaklaşık yüzde 3 pay aldık. Dünyada 7. büyük, Avrupa’nın 2. büyük tedarikçisiyiz. Konfeksiyon ve tekstil birlikte değerlendirdiğimizde en büyük 2. ihracatçıyız. Kalifiye eleman sorunu için Tekstil Mühendisliği alanında önümüzdeki yıl burs ve iş garantisi adı altında asgari ücrete varan burslar vereceğiz ve uygulamalı eğitime geçeceğiz. Hedefimiz dünyada ilk 5’e çıkmak. Teknoloji, yatırımlar ve inovasyon son derece önemli. Ar-Ge merkezi saylarımız artıyor. Teknik tekstil de her yıl ihracat rekoru kırıyoruz. Klasik ürünler ve üretimler olacak ama biz yeni alanlarda üretim ile üst sıralara çıkacağız. Türkiye’de üretilmeyen ürünleri burada üretmek için çalışıyoruz. Elyafta hammaddede ithalatçıyız. Biraz buralara eğilmemiz gerekiyor. Bir gün gelecek kendi elyafımızı da üreteceğiz. Ticaret savaşlarını fırsata çevirebiliriz. Sektörümüz STA’lara karşı çok hassas bir sektör. Gelişmiş ülkelerle biz bunu nasıl yaparıza kafa yormamız lazım. Riskli pazarlarla Pakistan ile STA anlaşması yapılması bizi darmadağın eder. Bizim 3 dolara mal ettiğimizi onlar 2 dolara satıyor. Bu konuda da devlet yönetimi, bakanlarımız hassas davranıyorlar. İhracatçının istediği istikrarlı duruş. Düşük kurda da ithalatçı duruma dönmüştük. Kur yükseldiği için ihracatçı fiyat kırdı ve 2017’den 2018’e yüzde 1 düşüş oldu” şeklinde aktardı.

Markafoni Select Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu e-ticaret ile ilgili KOBİ’lere ihracat rotası açısından tavsiyelerde bulundu. Mahiroğlu, “İngiltere’nin yüzde 7 pazarına sahip bir firmayız. E- ticaret hızlı bir şekilde hayatımıza giriyor. Ticaret yeni bir yol bulmaya çalışıyor. Alışkanlıkları olmuş, perakende sektöründe ciddi pay sahiplerinin, şirketlerin alışkanlıklarını yenileyip bu sürece adapte olması zor. Start-up dediğimiz sistemler daha kolay adapte olabiliyor. Alışkanlığı olmamış yeni sisteme adapte olan yapılar daha hızlı gelişiyor. E-ticarete yönelmeliyiz. Kişiye özel ihracatlar gelişiyor. E-ticarete, kişiye özel ticarete ve ihracata odaklanmalıyız” sözlerini kaydetti.

THY Kurumsal İnovasyon ve Projeler Başkanı Adem Yılmaz ise açık inovasyonun önemli olduğunu ve günümüze bilginin gizliliğinin olmadığına işaret ederek, “Türkiye son 10-15 yılda küresel entegrasyon yönünde dünya ile bütünleşiyor. Bu seyirde THY 2019 yılı itibariyle 75 milyon yolcu ve 56 bin kişiye ulaştı. Türkiye ekonomisinin ortalamasının üzerinde büyüme kaydettik. İnovasyon ekosistem işi. 2017 yılında biz bir markalar çalıştayı yaptık ve Türkiye’deki tüm markaların temsilcilerini çağırıp mutfağımızı açtık. Bizim uçağa yüklenen ürünlere hazırlanan ikramlara sunum yapılan hizmete kadar izleyin gözlemleyin problemleri çözümleri ile birlikte bizimle görüşme yapın dedik. 400’e yakın fikir geldi. Biz onlarla görüşmelerimizi sürdürdük. Gizli bilgi, kutsal bilgi diye bir şey artık yok. Açık inovasyon çok fazla şey kazandırıyor. İş birliğini artırıyor” diye konuştu.

Mitsubishi Elektrik İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Can Tolga Bizel, “İnsanlar dijitalleşiyor, değişiyor. Dünyadaki ticaret değişiyor. İpekyolu ticareti dijital bir ticaret yolu ile değişiyor. Çok şanslıyız ki, biz de bu konuda kolaylıkla takip edebiliyoruz. Türkiye’de bir çok firmada dijital dönüşümü sağlayanlar var. Sürekli üretim, yavaş yavaş esnek ve hücresel üretime yöneliyor. Bu işin eskisi gibi hammaliyesini yapan insan olmuyor artık. Robotlarla ilerliyorsunuz. Dönüşüm her şirkette aynı gerçekleşmiyor çünkü bu bir kültür işi. Yan fabrikada satın alınan şeyler belki de sizin hiç almamanız gereken şeyler. Dönüşüm için; bir grup kurun. Bu gruplarda akademisyenleri ve hizmet sağlayıcı firmaları davet edin ve firma kültürünüzle bunu 10-15 yıla yayın. Sanayinin bu yeni evresinde dünyanın değişimine taraf olacağız. Hep beraber değişmek zorundayız. Tüketici değişti, bizlerde fabrikaları değiştirmek zorundayız” şeklinde konuştu.

Bilgiyi ticarileştirme Merkezi Başkanı İbrahim Elbaşı ise “Girişimciliği bir iş kurmak olarak değil fırsatları görmek ve uygulamak olarak görüyoruz. Yeni ekonomiye geçişte girişimcilik paradigması start-up odaklı değişti. Geleneksel ekonomiye bir girişim oluşturmak yerine gençlerin ihtiyaçları yönünde bir takım eğilimler ortaya çıktı. Geleneksel ekonominin temsilcilerine yeni nesil ekonominin ve sizin sektörünüze bağlantılı mekanizmanın oluştuğu bir yer. Bunu hem avantaja çevirebilir hem de tehdit olarak görebilirsiniz. Star-up yenilikçi iş fikri geliştiren büyüme potansiyeli ile yüksek girişimler oluyor. Start-up’ın bir yeteneği var. Toplumla iç içeler. İhtiyaçları iyi görüyor. Şu anda en büyük ihracat yapan girişimlerimizden biri oyun üzerine çalışıyor. Finasal Teknolojiler de üst sıralarda yer aslıyor” ifadelerini kullandı.

Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe kazılarında 4 bin yıl önce Anadolu’da Kayseri’deki ticaretin ve bu ticaret ortamında kadının yerinden bahsetti. Kulakoğlu, “Kaniş Krallığı 4 bin 500 yıl öncesine o zamanların dünyanın süper gücüne sahip olarak nitelendirilen Akad’lara karşı koyabilen bir krallıktı. Asurlular geleceği ticarete görmüş, Asur şehir meclisinin aldığı karara göre ticaret devlet tekelinden çıkarılmış, aile fertlerine indirgenmiştir. Kültepe’deki sistem tüm Anadolu ve Orta Asya’daki ticareti sistemli bir şekilde yönlendirmiştir. Anadolu insanı ilk kez okuma yazmayı Kültepe’de öğrendi. Dünyada en sistemli ticaret Kültepe’de ortaya konuluyordu. Anadolu’nun kesin kuralları olan ticari örgütlenmesi de yine buradaydı. Ticaretin o dönemde sadece erkeklerin bir uğraşı olmadığı yerli ve yabancı kadınların da bizzat ticaretin içinde olduğunu görüyoruz. Tabletlerde beş kadının ismine rastlıyoruz. Anadolu’da bir kadın tüccarın hakkını aramak için Asur şehrine gidip mahkemede hakkını aradığını biliyoruz. Günümüzden 4 bin yıl önce kadınların okur yazar olduğuna dair ibareler var. Tüccarlar, tüccar kadınlar bir büro işletircesine her şeylerini kayıt altına almışlar. Bugün ve günümüzde olan bir çok özellik uygulamanın dünyada tek olarak Kültepe’de kayıtlar altına alındığını görüyoruz. Kültepe UNESCO geçici miras listesinde yer alıyor. Önümüzdeki süreçlerde bu bölge ile ilgili çok farklı bilgilere daha sahip olacağımızı düşünüyorum” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ